Terapi
29 Sep 2026
Her Şeyi Düşünmek, Her Şeye Hazırlıklı Olmak mıdır?
Bir mesaj gönderirsiniz. Cevap gelmez. Önce “Meşguldür” dersiniz. Birkaç dakika sonra aklınıza başka ihtimaller gelir: “Acaba yanlış bir şey mi söyledim? Bana mı kırıldı? Aramız mı bozuluyor?”
Ortada henüz bir cevap yoktur. Ama zihniniz, boşluğu çoktan bir hikâyeyle doldurmuştur.
Kaygı çoğu zaman böyle çalışır. Belirsiz bir durumu fark eder ve olabilecekleri sıralamaya başlar. Üstelik bunu sizi korumak için yapıyormuş gibi hissettirir: “En kötüsünü düşünürsem hazırlıklı olurum.” Oysa bir ihtimali tekrar tekrar düşünmek, o ihtimale hazırlanmakla aynı şey değildir. Bazen yalnızca henüz yaşanmamış bir sorunun içinde saatler geçirmemize neden olur.
Kaygı ne zaman yorucu hâle gelir?
Hepimiz zaman zaman endişeleniriz. Önemli bir görüşme öncesinde ne söyleyeceğimizi düşünmek veya bir sağlık sorununda randevu almak işe yarayan bir kaygı olabilir. Fakat düşünceler günün büyük bölümünü kaplıyor, bir konudan diğerine geçiyor ve rahatlamak için sürekli kontrol etmeye ya da başkalarından güvence almaya ihtiyaç duyuyorsak kaygı yaşamımızı daraltabilir. Süreğen ve kontrol etmekte zorlanılan endişe, uyku ve günlük işlevleri de etkileyebilir.
Burada kendinize sorabileceğiniz soru şudur: “Şu anda çözmem gereken bir sorun mu var, yoksa gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmediğim bir olasılığı mı çözmeye çalışıyorum?”
Örneğin yarınki görüşmenin saatini bilmiyorsanız bunu öğrenmek için mesaj atabilirsiniz. Bu, somut bir adımdır. “Ya görüşmede kötü bir izlenim bırakırsam ve her şey ters giderse?” sorusunun ise bugün kesin bir cevabı yoktur. Onu saatlerce düşünmek, belirsizliği ortadan kaldırmaz. Kaygıyla çalışırken çözülebilen sorunlarla varsayımsal endişeleri ayırmak bu yüzden yararlı olabilir.
Belirsizlikle ne yapabiliriz?
İlk adım, zihnin kurduğu senaryoyu fark etmektir: “Şu an bir olasılığı düşünüyorum; bunun gerçekleştiğine dair bir bilgim yok.” Ardından gerçekten yapabileceğiniz bir şey varsa onu belirleyin. Yoksa dikkatinizi içinde bulunduğunuz ana ve sürdürmek istediğiniz işe geri getirmeyi deneyin.
Bu, “Hiç düşünme” demek değildir. Zaten bir düşünceyi zorla uzaklaştırmaya çalışmak çoğu zaman yorucudur. Ama aklınıza gelen her soruyu o anda cevaplamak zorunda değilsiniz. Cevapsız bir soru varken de gününüze devam etmeyi öğrenebilirsiniz.
Kaygı işinizi, uykunuzu, ilişkilerinizi veya günlük kararlarınızı belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek almak anlamlı bir adımdır. Bilişsel davranışçı terapi, yoğun endişeyle çalışmada kullanılan ve araştırmalarla desteklenen yaklaşımlardan biridir.
Bazen ihtiyacımız olan şey, gelecekte ne olacağını kesin olarak bilmek değil; bilmediğimiz bir anda kendimize nasıl eşlik edeceğimizi öğrenmektir.
Klinik Psikolog Muhammed Salih Akbaba
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel değerlendirme yerine geçmez.
WhatsApp ile Randevu
Hızlı ve kolay iletişim
WhatsApp üzerinden hızlıca randevu oluşturabilir veya bilgi alabilirsiniz.
WhatsApp'tan Yaz